NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ PROF. DR. ADEM DOĞANGÜN: `İRDELENMEDEN YAPILAN TARİHİ ESER SAĞLIKLAŞTIRMALARI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL` ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

28 TEMMUZ 2017, CUMA   

32

PROF. DR. ADEM DOĞANGÜN: `İRDELENMEDEN YAPILAN TARİHİ ESER SAĞLIKLAŞTIRMALARI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL`

    Yayına Giriş Tarihi: 10.04.2017  Güncellenme Zamanı: 20.04.2017 11:19:46  Yayınlayan Birim: BURSA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 20.04.2017 11:08:55

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Aydın ve Bursa Şubesi tarafından ortaklaşa Aydın`da düzenlenen Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Çalıştayı`nda, tarihi eserlerin korunmasına yönelik önemli değerlendirmeler ve tespitler yapıldı.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, günümüzde tarihi eserler üzerinde gerçekleştirilen sağlıklaştırmaların eksik yapıldığını belirterek, "Yapının taşıyıcı sistemi hiç irdelenmeden ve kurul tarafından değerlendirilmeden yapılan cephe sağlıklaştırmaları, sadece görüntüye ilişkin olup, yapının korunmasına ve sürdürebilirliğine bir katkı sağlamamaktadır. Tarihi yapıların gelecek nesillere ayakta kalacak şekilde, tüm dış etkilere karşı performansını koruyabilmeleri için mutlaka statik açıdan da irdelenmesi gerekmektedir. Zira, sedyede hastaneye düşen bir hastanın sadece makyajla ya da estetik operasyonlarla ayağa kaldırılması ve hayatını devam ettirmesi mümkün değildir" dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Aydın ve Bursa Şubesi tarafından ortaklaşa Aydın`da düzenlenen Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Çalıştayı`nda, tarihi eserlerin korunmasına yönelik önemli değerlendirmeler ve tespitler yapıldı.

Çalıştayda konuşan İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Albayrak, geleceği sağlam temeller üzerine inşa etmenin yolunun tarihi doğru okumak,  araştırmak, incelemek ve doğru anlamaktan geçtiğini belirterek, geçmişine yabancı kalan, görmezden gelen, gerekli dersleri çıkarmayan toplumların ilerleme kaydetmekte sorun yaşayacağını söyledi.

Anadolu coğrafyasının zengin bir tarihe sahip olduğunu ifade eden Albayrak, bu tarihin bugün ki nesillere miras kaldığını dile getirdi. Türkiye`de 1972 yılından itibaren 16 adet tarihi ve kültürel değerlerin koruma altına alındığını kaydeden Albayrak, "UNESCO Dünya mirası geçici listesinde 2 karma, 2 doğal ve 65 kültürel olmak üzere toplam 69 varlığımız bulunmaktadır. UNESCO tarafından koruma altına alınan değerler arasına Bursa`dan Cumalıkızık Köyü`de girmiş ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürütülmektedir. Geçmişimiz ve geleceğimiz arasında bir köprü görevi vazifesi gören bu mirasları koruyup bizden sonraki nesillere teslim etmemiz en önemli kültürel görevimizdir. Bu nedenle çalışmalarımızda tarihi eserlerin güçlendirilmesi ve geleceğe nasıl devredilebileceği değerlendirerek meslektaşlarımıza ve kamuoyuna yol göstermek istiyoruz" dedi.

Prof. Dr. Adem Doğangün: "Koruma İlkelerindeki Farklılıklar Kaldırılmalı"

Açılış konuşmalarının ardından İMO Bursa Şubesi adına sunum yapan UÜ. İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, tarihi eserlerin korunması aşamasında yaşanan zorlukları, eksiklikleri ve inşaat mühendisinin yerini aktardı. Ülkemizde uygulanan koruma ilkelerinin, bölgeden bölgeye, kuruldan kurula farklılıklar gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Doğangün, projeci mühendislerin ve yüklenici firmaların çok farklı ve bazen birbirine ters düşen uygulamalarla karşılaştıklarını kaydetti. Performansının bir kısmını yitirmiş ve yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan tarihi eserlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurgulayan Doğangün, koruma ilkelerindeki farklılıkların ortadan kaldırılarak tarihi eserlerin özünü bozmadan onarılıp güçlendirilmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını önerdi.

Tarihi Yapılar Korunurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Prof. Dr. Adem Doğangün, niteliksiz yapılaşmanın tarihi eserlerin mimari özelliklerine zarar verebileceğini söyleyerek, tarihi eserlerin korunmasında dikkat edilecekleri şöyle aktardı:  "Taşıyıcılık özelliklerine de zarar verebilmektedir. Zira tarihi yapının hemen yanına yapılan yüksek binalar tarihi yapının etrafından insanlar tarafından görülmesini imkansız kıldığı gibi, yapı fiziği açısından da olumsuzluklara yol açabilmektedir. Tarihi ve kültürel yapılarımız için tehlikeli olan ve bunları korunmasını tehdit eden unsurlardan biri de ulaşım yapılarıdır. Tarihi yapıyı etkileyecek mesafede yol geçirmek amacıyla açılan metro kazıları, yapılan şev dolgu ve kazıları gibi zemin topoğrafyasını değiştiren müdahaleler, tarihi yapının zeminle ilişkisini değiştirmektedir. Özellikle cami türü dini yapılarımızın çevresinde sonradan bilinçsizce yapılan müştemilat, bu yapılarımızın hasar görmesine neden olabilmektedir. Sulama ya da enerji amaçlı olarak inşa edilen barajlar ya da göletler de tarihi yapılara zarar verebilmektedir. Bu bakımdan, su toplamaya ilişkin olarak projeler hazırlanırken mutlaka tarihi yapıların toplanacak su ile ilgili durumunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Tarihi yapılar başlangıçta tasarlandığı yüklere ilave olarak sonradan aşırı ilave yüklere de maruz kalmaktadır. Bu eserlerimizin üzerlerine değişik zamanlarda ilave betonlar atılmakta, ya da kalınlığı 2-3 metreleri bulan toprak dolgular yapılmaktadır. Bu ilave aşırı yükler yapının taşıyıcı sistemini zorlayan risklerdir. Bu nedenle tarihi yapılar, mutlaka orijinalinde tasarlandığı yüklerin etkisinde kalmalıdır. Günümüzdeki enerji koruma yasası ile uyumlu hale getirilmeye çalışılması da tarihi yapıyı etkilemektedir. Çoğu zaman tarihi yapının o güzel görünümünü olumsuz yönde etkilemektedir."

"İnşaat Mühendisinin Bulunmaması Tarihi Yapıyı Etkiliyor"

Tarihi yapıların analizleri ile ilgili olarak mevzuat eksikliği bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğangün, bu eksiklikler nedeniyle de uygulamada hukuksal boşluklar doğduğunu dile getirdi. İhalelerde genel olarak inşaat mühendisi bulundurma zorunluluğunun yazılmadığını ve bunun uygulama esnasında tarihi yapıda ortaya çıkan taşıyıcı sistem sorunlarının tespit edilememesine yol açtığının altını çizen Prof. Dr. Doğangün, tarihi eserlerin ömrünü kısaltabilecek çalışmaların önüne geçmek için sorunun çözülmesini istedi.

Tarihi yapıların korunmasına yönelik toplumsal bilincinde yeterince ulaşılmamasını eleştiren Prof. Dr. Adem Doğangün, tarihi binaların sahiplerinin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

"Bir Cepheyi Güzelleştirmek Doğru Değil"

Yaygın olarak yapılmaya başlanan sokak sağlıklaştırmalarına da değinen UÜ. İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, "Cephe düzenlemelerinin, sadece bir cepheyi güzelleştirme anlamında yapılması mühendislik bakış açısına göre doğru bir yaklaşım değildir. Yapının taşıyıcı sistemi hiç irdelenmeden ve kurul tarafından değerlendirilmeden yapılan cephe sağlıklaştırmaları, sadece görüntüye ilişkin olup, yapının korunmasına ve sürdürebilirliğine bir katkı sağlamamaktadır. Bu durum özellikle ahşap yapılar için daha da ön plana çıkmaktadır. Tarihi yapıların gelecek nesillere ayakta kalacak şekilde, tüm dış etkilere karşı performansını koruyabilmeleri için mutlaka statik açıdan da irdelenmesi gerekmektedir. Zira, sedyede hastaneye düşen bir hastanın sadece makyajla ya da estetik operasyonlarla ayağa kaldırılması ve hayatını devam ettirmesi mümkün değildir. Kültürel yapılarımızın gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılabilmesi için, tarihi yapılarımızı ve eserlerin statik durumlarını değerlendirebilecek inşaat mühendisi kurul üyelerinin bulunması gereklidir" diye konuştu.

Prof. Dr. Adem Doğangün, Türkiye`de tarihi yapılarla ilgili yönetim anlamında çok başlılığın bulunduğunu sözlerine ekleyerek, öncelikle bunun giderilmesi gerektiğini bildirdi.

Sunumların ardından ortak oturumlar gerçekleştirilirdi. Çalıştay, Aydın`da bulunan Apollon Tapınağı, Milet Örenyeri, Doğanbey Köy`e yapılan teknik gezi ile son buldu.

Çalıştaya İMO Bursa Şube`den, Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, Sekreter Üyesi Mustafa Er, Yönetim Kurulu Üyeleri H. Müjgan Elmas, Yaşar Poyraz, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Adnan Şanlı, Şube Sekreteri Ayşegül Kebir, Bursa Şube Gençlik Komisyonu Üyesi Ali Arslan, Prof. Dr. Adem Doğangün, Doç. Dr. M. Bilal Bağbancı, Halil Genç, Haluk Yıldız, Aykut Uray, Enver Kır, M. Mustafa Gökbulut katıldı. 


Okunma Sayısı: 160

Bursa Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır