TÜM ÇALIŞANLAR İÇİN SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ!
[ İMO BURSA ŞUBE, SEL`İN YAŞANDIĞI KESTEL DUDAKLI MAHALLESİNDE TEKNİK İNCELEMELERDE BULUNDU ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

08 AĞUSTOS 2020, CUMARTESİ   

49

İMO BURSA ŞUBE, SEL`İN YAŞANDIĞI KESTEL DUDAKLI MAHALLESİNDE TEKNİK İNCELEMELERDE BULUNDU

    Yayına Giriş Tarihi: 25.06.2020 00:00   Güncellenme Zamanı: 01.07.2020 15:52:48  Yayınlayan Birim: BURSA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 01.07.2020 15:50:12

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, Sel bölgesi olan Kestel İlçesi Dudaklı ve Narlıdere mahallesinde yapılan teknik incelemenin ardından basın açıklaması yaptı. İMO Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, `İçinde yaşanılan durumu üzüntüyle karşılıyoruz, Sel felaketinin yaşandığı Kestel İlçesinin Dudaklı, Narlıdere (Dereköy) mahallelerimiz 1500 lü yıllarda kurulan ve günümüze kadar yaşamını sürdüren eski Osmanlı köyleridir. Bölgenin tarihi ve yerleşimi incelendiğinde 500 yıldır bu mahallelerin varlığı dikkate alındığında dere yatağı üzerine kurulmuş mahallelerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir` dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, Sel bölgesi olan Kestel İlçesi Dudaklı ve Narlıdere mahallesinde yapılan teknik incelemenin ardından basın açıklaması yaptı.  İMO Bursa Şube Başkanı Mehmet Albayrak, "İçinde yaşanılan durumu üzüntüyle karşılıyoruz, Sel felaketinin yaşandığı Kestel İlçesinin Dudaklı, Narlıdere (Dereköy) mahallelerimiz 1500 lü yıllarda kurulan ve günümüze kadar yaşamını sürdüren eski Osmanlı köyleridir. Bölgenin tarihi ve yerleşimi incelendiğinde 500 yıldır bu mahallelerin varlığı dikkate alındığında dere yatağı üzerine kurulmuş mahallelerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir" dedi.  

Akış halinde olan suyu, su tutucu yapılar ile içme ve kullanma, tarım ve sanayi alanlarında kullanılmak üzere depolayan veya taşkın kontrol tesisleri ile suyun akışını kontrol altına alarak meskun mahallerde ve tarım arazilerinde oluşabilecek zararı en aza indirmek biz inşaat mühendislerinin en temel görevlerindendir. Sahip ve bir o kadar da muhtaç olduğumuz en önemli doğal kaynağımız olan SU, medeniyetin en temel göstergesi iken kontrol altına alınmadığı durumlarda taşkınlara neden olarak can ve mal kayıplarına yol açabilmektedir.

"BÖLGENİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ TAŞKININ ETKİ ALANINI VE HASAR DÜZEYİNİ ETKİLER"

Taşkınları bir akarsuyun çeşitli nedenler ile yatağından taşarak çevresindeki yerleşim yerlerine, arazilere ve canlılara zarar vermesi olarak tanımlayabiliriz. Bölgenin yağış havzasındaki yeri, iklim koşulları, yerleşim yerine uzaklığı, bitki örtüsü, yağışın şekli, yağışın şiddeti ve yağışın süresi gibi etkenlere bağlı olarak taşkının hasar düzeyi değişmektedir. Bölge jeolojisi açısından zeminin geçirimliliği ve suya doygunluğu yağışın kısa sürede akışa geçmesine neden olmakta, bölgenin topoğrafyası da taşkının akış hızı dolayısıyla taşkının etki alanını ve hasar düzeyini olumsuz olarak etkilemektedir.

"YAPISAL VE FİZİKSEL ETKENLER DE HASAR DÜZEYİNİ DEĞİŞTİRİR"

Yağış havzasının bölgesel özelliklerinin dışında fiziksel ve yapısal etkenler ile de taşkının etki alanı ve hasar düzeyi değişebilmektedir. Akarsu yatağında plansız yapılaşma sonucu kesitinin daraltılması, taşkın sahasının imara açılarak yapılaşmaya izin verilmesi, yetersiz kapasite ile inşa edilen sanat yapıları (köprü, menfez vb.), akarsuyun membaında yer alan rüsubatın mansaba taşınması, dere yataklarından malzeme alınarak akarsu rejiminin değiştirilmesi ve yeterli kapasitede mansap şartlarının sağlanmaması en önemli nedenlerdendir.

"SEL BÖLGESİNDE TEKNİK İNCELEMELER YAPILDI"

Bursa ili Kestel ilçemizde 21.06.2020 tarihinde aşırı yağışlar sonucunda meydana gelen sel felaketinin verdiği hasarı gözlemlemek amacı için İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak 22.06.2020 tarihi saat 10:30` da bölgede incelemelerde bulunuldu. Sel felaketinin yaşandığı Kestel İlçesinin Dudaklı, Narlıdere (Dereköy) köylerimiz 1500 lü yıllarda kurulan ve günümüze kadar yaşamını sürdüren eski Osmanlı köyleridir. Bölgenin tarihi ve yerleşimi incelendiğinde 500 yıldır bu köylerin varlığı dikkate alındığında dere yatağı üzerine kurulmuş köylerin olmadığı sonucuna ulaşılabilir.

"FELAKETE SULAMA AMACI İLE OLUŞTURULAN KONTROLSÜZ YAPILAR DA ETKİLİ OLDU"

Susurluk havzasında yer alan Kestel Dudaklı Mahallesinde yapılan incelemelerimiz ve yetkililer ile yapılan görüşmeler neticesinde havzaya düşen ortalama yağış miktarının çok üstünde, şiddetli ve uzun süreli yağış meydana geldiği, havzada meydana gelen taşkın kayıtları incelendiğinde ise bölge geçmişinde benzer durumun yaşanmadığı görülmektedir. Dudaklı mahallesinde`nde sel felaketinin bölgenin iklim koşullarının değişimi sonucundaki yağışın şiddeti, yağışın süresi, bölgenin jeolojik ve topografik yapısı nedeni ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bölgenin üst kotlarında, Tarihi Çınar mevkiinde vatandaşlar tarafından sulama amacı ile oluşturulan kontrolsüz yapıların aşırı yağış sonucu yıkılmasının da Dudaklı Mahallesi sel felaketine etkisi olduğu düşünülmektedir.

Bölgede yapılan incelemelerde sel felaketinin hasar verdiği tarım arazileri, yaşam alanları, yapılar ve aldığı canlar suyun gücünü ve suyu yönetemediğiniz zaman nelere yol açabileceğini görülmektedir.

Bu nedenlerle;

1) Bilimsel olarak Havza Hidrolojisi çalışmaları ile bölgenin bilgisayar modellemeleri yapılarak gelecekte olabilecek taşkınlar öngörülmeli, buna göre gerekli önlemler alınmalıdır.

2) Buna bağlı olarak dağların yamaçlarına kurulmuş mahallelerimizde; mahalle içinden geçen dere yatakları olmasa bile mahalle havzalarından gelebilecek suların yerleşik alanları ve arazilere zarar vermeden akıp gitmesini sağlayacak gerekli fizibilite çalışmaları yapılmalıdır.

3) Fizibilite çalışmalarının arkasından bölgede yaşanabilecek olası sel felaketlerine karşı taşkın koruma yapıları ile tahliye kanalları imalatları yapılarak suyun tahliyesi sağlanmalıdır.

4) Yağmur suyu alt yapısı yapılmış mahallelerimizin kollektörlerinin bakımı yapılmalı ve sürekli temiz tutulmalıdır.

5) Konrolsüz doğa tahribatı kesinlikle önlenmelidir.

6) Dere yataklarına piknik amaçlı bile olsa herhangi bir kulübe, baraka veya ev kesinlikle yapılmamalıdır.

 

 

 


Okunma Sayısı: 7

Bursa Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.